Bir gun ve bir gece..bir ruya
Nefes almak siradan otomatik bir davranis olmaktan cikmisti. Artik kontrol edilmesi gerekiyordu. Ne kadar boyle surecekti bilmiyorum. Dunya'da nefes aldigimiz gibi nefes almak mumkun degildi bu ortamda. Hava, gorunmez yogun su taneciklerinden olusuyodu. Su altinda nefes alabilmek gibi bir deneyimdi. Cok kontrollu olmak gerekiyordu. Birimiz bir bardaktan (ne oldugunu hatirlamadigim) bir sivi iciyordu ki yanlislikla eski aliskanligina donup, Dunya'daki gibi nefes almisti. Oksurmeye basladi, bogulur gibiydi ki agzindan yuttugu sular cikti, oldukca fazlaydi ama bir nefeste alinabilecek kadar da azdi. Bulundugum bu gezegenin en belirgin ozelligi havasinin bu gorunmez yapisiydi. Orada yasayanlar vardi. Bunu biliyor olmaliydilar. Bu farkli nefes alma teknigi, insanlara degisik bir ruh halini de beraberinde getirmis gibiydi. Az konusup cok gulumsuyorlardi. Hareket alanlari daha genis ve esnekti. Yesil ovalar vardi kenarinda ucurumlar olan. Bu ucurumlar bildigimiz gibi korkutucu degildi, sanirim dusme korkusu olmadigindandi. Insanlar bu bosluklara kendini birakip, ucarcasina ve sakince egleniyorlardi. Ben gezegenin kenarina yururken gordum onlari. Hava su'dan olustugundan dusmek mumkun degildi.Mir'le guzel bir manzara vardi buldugumuz. Ince bir patika, ancak iki kisi yanyana rahatca yururdu. Sag tarafi gezegenin kendisi, sol tarafi ise evren'in kendisi..oturup ayaklarini sallandirarak diger gezegenlere bakmak ve yan tarafta gunes'in henuz batmakta oldugu dogu kiyisinda insanlarin havadaki bedenlerini gormek mumkundu. Bir ogleden sonraydi, insanlar bu bolgeye havanin yogunlugunu hissetmeye gelirlermis gibi, ayni havada adimlar atmak cok hoslarina gidermis gibi..biz de o havaya sallandirdigimiz ayaklarimizla, evren'e bakarken, alacakaranlik oldu. Renkler cok yumusak ve huzur vericiydi...

0 Comments:
Post a Comment
<< Home