Özgür İradeÖzgür irade beynimizin aşamalı işlevlerinin önemli bir parçası. Özgür irade’yi daha net anlamak için “özgür” ve “irade” kavramlarını ayrı ayrı incelemek ve bu kavramların beyindeki işlevsel karşılıklarını bir bilene danışmak yada kaynağından incelemek, yada amaaan boşver bilinçsizce yaşamak, zıplaya zıplaya dans etmek!! yada turta olabilmek için hayaller kurmak :)
“özgür” yani “bağımsız”; Bildiğimiz kadarıyla beynimizde bedenimizden bağımsız olan hiçbir şey yok, yani başka bir deyişle, beynimizdeki tüm işlevsel aşamalar bedensel aktivasyonlara ya da gerekli aktivasyonların yokluğuna bağlı. Bu durumda “özgür” kavramını “isteğe bağlı” olarak yorumlamak pek de makul. Burada söz ettiğim “istek” , “duygular” ve "duyular" ile birbirinden ayrılamaz derecede iç içedir.
Bir diğer incelenmesi gereken kavram ise ''irade'', yani “yönetim”; duygularımızı yönetebildiğimiz ölçüde “özgür irademizi” kullanabildiğimizi söylemek hiç de yanlış olmayacaktır. Nörolojik vakaların literatürdeki bulgularına baktığımızda, “akinestic mutism”, “alien hand syndrome” gibi vakalara rastlıyoruz. V.S Ramachandran'ın "Phantoms in the brain" adlı mükemmel kitabından sendromun daha detaylı bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Akinestic Mutism sendromunda hasta kişi, etrafında tüm olup bitenin farkında olmasına rağmen, tamamen isteksizce ve herhangi bir şey yapabilme kabiliyetinden yoksun olarak öylece yatmaktadır. Eğer gerçeten "özgür iradenin yokluğu" diye bir şey varsa, bu durum tam anlamayla o dur. (V.S Ramachandran, Phantoms in the brain, 249)
Bu sendrom, Anterior cingulate gyrus ile Aygdala bağlantısı hasarı sonucu oluşan bir sendromdur; Anterior cingulate cortex; dikkat, kendini farkında olma ve duyuların öznel gerçekliğe dönüştürülmesinde aktif olan bir bölge - hatta kendisi hipnoz durumunda da aktive olmakta-. Amygdala duygusal uyaranların işlendiği ve depolandığı bölgedir, duygusal uyaranlar buradan cerebral cortex'e daha geniş işlevler için yönlendirilirler.
Amygdala diğer beyin bölgelerini iki yolla aktive eder ; birinci besleme direk duygusal uyaranlardan amygdala'ya gider, muhtemelen bu direk uyaranlar duyma ve/veya görme kabuklarından, hippocampus yani belleğin uzun süreli hafıza edinme ve anlamsal hafıza deposu olarak işlev gören bu bölgesi ile bağlantısı sonucu bilinçsizce-aslında pre-conscious yada fringe conscious demek daha doğru olur sanırım-amygdalaya gönderilir,uyaranların duygusal içerikli olup olmadığına amygdala karar verir ve oradan bilinçle bağlantı kurulmak üzere prefrontal cortex'e gönderilir.
İkinci besleme ise beden yolu ile; fiziksel uyaranların etkisi ile uyaranın cinsine bağlı olarak derideki alıcıların beyindeki karşılıkları uyarılır. Fiziksel deneyimin duygusal içeriğini tek başına ayırd etmek çok zordur. Fakat duygusal içerikli fiziksel uyarılmalarda hypothalamus'u (özerk sinir sisteminin beyindeki kontrol merkezi)harekete geçiren de amygdaladır.Hypothalamus'un salgıladığı hormonal mesajlar diğer hormon bezlerini etkileyerek bedende kalp atışı artışı, avuş içi terlemesi vs gibi değişimlere yol açar. Bu değişimler de bilgi olarak somatosensory cortex'e gönderilir ve buradan da bilginin prefrontal cortex'e ulaşması sonucu durumun duygusal yorumu bilinçli olarak yapılır.